Bana bir Sertifika verin, gerçekten hak ediyorum. (PV)

Ted Simon web’de yakın zamanda yayımladığı bir yazısında şöyle demiş:“Sunday Times’ın editörü Hary Evans’a dünyanın etrafında motosikletimle bir tur atmak istediğimi ilk defa söylediğimde,  aklımda olan şey, seyahatimi anlaşılır – tabiri yerindeyse, “satılabilir” kılmak için, ona anlatmaktı. Kişisel olarak, dünyanın etrafında tam bir tur atmak gibi bir amacım yoktu aslında. Elimden geldiğince etrafı görmek istiyordum tabii ki. Ancak, eğer bir kitap yazacaksam – ki bunu her zaman istemiştim – “Dünyanın etrafında” türünden bir başlık koymak önemliydi. Ve bildiğim kadarıyla da bunu ilk defa yapan ben olacaktım.

70’li yıllarından başından, O günlerden bu yana rekor kırma işi o kadar hızlı bir şekilde – rekor kırarcasına- büyüdü ki, Guinnes’e rekor yazdırmak kendi başına ir iş halini aldı. Artık herkes en kısa zamanda daha fazla yumurtayı mideye indirmek, daha fazla otobüs üzerinden atlamak, herkesten daha hızlı koşmak,  yüzmek, araba kullanmak daha uzağa zıplamak, uçmak, daha yükseğe tırmanmak ve bunu da belgelendirmek istiyor.

Seyahat ederken aklımda rekor kırmak hiç yoktu. Seyahat rotamı biraz değiştirerek, birkaç  fazla sınır daha geçerek daha fazla ülkeyi skor haneme kaydedebilirdim, ancak esas meselem bu değildi ki.”

Artık işin esası, sertifika almak oldu. Ama sadece, kaynak yapmak, bina iskelesi kurmak, kabine inşa etmek veya kek pişirmek gibi özellikli işler için değil,

Eğer aradığınız “süper zekâ sertifikası” ise (oldukça belirsiz bir kavram), Google size 0,26 saniyede üç milyon üç bin sekiz yüz sonuç getirecektir.

Bu işte aslan payı, bir beyne sahip olduğunuzu sertifikalayan IQ testlerini yapan firmaya gitmektedir (Aynı sonuçlar, biraz daha yüksek bir bedel ödeyerek, çerçeveleyebileceğiniz bir MR taramasıyla da elde edilebilir tabii ki).

IQ, Mensa ve düşünme kapasitesi ile alakalı onca ihtilafı bir yana bırakırsak, elde edeceğiniz milyonlarca arama sonucunda, “Uygulamalı Duygusal Zeka”, “Rekabetçi Zeka (İstihbarat) Sertifikası”, “Web İstihbarat Sertifikası”, “ Askeri İstihbarat Sertifikası” (online derece alınabilmekte)  Merkezi İstihbarat Ajansı sertifikası gibi (saha deneyimi şartıyla) binlerce belgenin tadını çıkarmanız pekala mümkün.

“İyi Ruh Hali Sertifikası” (üretken olma konusunda umutsuzluğa kapılmaya başlıyorum!) daha az sayıda sonuç veriyor (1.350.000) ancak bu araştırma sonucunda “Liyakat Sertifikası” , “Bütüncül Pozitif Psikoloji Sertifikası”, “Duygusal Enerji Sertifikası” gibi inciler çıkarmak da mümkün.

Herkese uygun bir sertifika mutlaka var ve onu almak için “daha hızlı, daha güçlü, daha yüksek” olmaya da gerek yok. İnternetten bir tık rahatlığında ulaşabilirsiniz ona.

“Sertifika, bir sınıflandırma/ derecelendirme ile desteklenmektedir: ya bir dizi sayı (0’dan 10’a) ya bir dizi harf (A’dan D’ye ) veya değerli metallerle (Bronzdan Altına). Politika olarak derecelendirmeyi /not vermeyi haklı göstermek için her zaman daha karmaşık sistemler düzenli bir şekilde uygulamaya konulmaktadır.

Örneğin İngiltere’de ilkokul öğrencileri, KS1 SAT için 100 standardı üzerinden notlandırılmaktadırlar.  100’lülk bir skor öğrencinin beklenen standartta çalıştığını göstermektedir. 100’ün altında bir skor, öğrencinin daha fazla desteğe ihtiyacı olduğunu belirtirken, 100’ün üzerindeki bir skor ise öğrencinin yaşından beklenilene göre daha yüksek bir seviyede çalışmakta olduğunu ortaya koymaktadır. Elde edilmesi mümkün olan en yüksek skor 115, en düşük skor ise 85’tir.  Karmaşık mı? Kafanız karıştı mı?

Peki, “Bir Mil Daha, İleri Sürüş Gözlem skoruna ne dersiniz? 80 negatif, 39 yeterli ve 20’de mükemmel olsun. Açıklanabilir ancak yapılacak açıklama (KS1 SAT veya Mensa IQ skorlarında olduğu gibi) not vermenin,  kıymet-tabanlı değerlendirme olarak gördüğüm sistemin izlerini (utancını) uzaklaştırmaya yetmeyecektir. Ve Simon “rekor nedir?” diye sorarken gayet nettir aslında. O, dünyanın etrafında dolaşmaya, öğrenmek, paylaşmak ve raporlamak için çıkmıştır: rekorunu kanıtlayan bir Sertifika, aklının ucundan bile geçmemiştir; ancak Jüpiter Seyahati, yarışın önde gideni, artık Guinness Rekorlar Kitabı’nda dahi yer almayan o çılgın rekor da dâhil olmak üzere “dünya çevresinde” gerçekleşen tüm seyahatlerin başlangıcı olmuştur.

“Bir kâğıt parçası” (sertifika) almak için okula ve üniversiteye başladığımız zamanlardan bu yana, kültür paylaşımına katılımın ve eğitimin kalitesi sürekli olarak kötüye gitmektedir.  İnternette yapacağınız “Online Üniversite Derecesi” araştırması, 490 milyon sonuç ile tüm rekorları kırmaktadır. Biz, bu 490 milyon içinde, “on-line kurslar/uzaktan eğitim/öğretim” konusunda,  en talepkar üniversite kadar ciddi olduğumuzu göstererek kendimizi ispatladık. Ancak, elde edilen internet arama sonuçlarının çoğunluğu sadece, “sertifika almanın kolay bir yolu” olmaktan öteye gitmemektedir.

İşte karşı karşıya olduğumuz asıl temel sorun bu: iyileştirme, bilgi için merak duyma, yaratıcılık için duyulan tutku ortadan kaybolduğunda, yerini, rakamlarla veya fikirlerle yapılan mekanik derecelendirmeler almakta: artık, kadınların ve erkeklerin güzelliğini, otellerin konforunu ve hizmetlerini, çekilen fotoğrafların hoşluğunu sayılarla ifade ediyoruz.

Daha fazla kişiyle temas kurmak, daha fazla “beğeni” almak ve ziyaretçiye sahip olmak arzusundayız: sosyal medya bir sayı oyununa ve sayılarda, öyle yavaş yavaş değil, hızlıca, herkes hakkında hüküm verebileceğimiz kriterlere; çeşitli seviyelerde standartlaşmış, istilacı ve viral, oldukça viral ölçümlere dönüşmektedir.

Bir derecenin zamanla ve durumla sınırlı olduğunu hepimiz biliriz: Tarihten “A” almış olmam, o gün, o derste iyi bir performans gösterdiğim anlamına gelir: konuyu değiştirin veya başka bir gün beni sınava alın, o zaman sonuç değişik olacaktır.

“Sertifika” almak uğruna şans oyunu oynamaktayız.

Herhangi bir “okuldan” herhangi bir “derecelendirme aşamasını” (Altın –ileri seviye, Mavi Kurdele veya 22.. her neyse) başarıyla geçen bir motosikletçiyi düşünün mesela. Sürücü, başarısını gösteren, rozet, etiket, sertifika veya diğer ne varsa başarısını gösteren bu taltif edici aracı mutlu bir şekilde sergileyecektir. Sonsuza kadar…

Ancak yapılan derecelendirme, belirli koşullar altında, belirli bir güzergâhta gerçekleştirilen belirli bir sürüşü değerlendirmektedir.

Genel yeterlilik seviyesini ortaya koymamaktadır; sadece zaman içinde belirli bir anı sabitleyerek, geçici nitelikteki bir performansı değerlendirmektedir

Eski zamanlarda, belirli bir zanaat mesleğine girmek için “tekrar eden yeterliliğin”, yani defalarca tekrarlanan iyi performans gösterme kapasitesinin değerlendirilmesi için yıllar süren çıraklık dönemi gerekirdi. Bugün, ise İngiltere’de  multi-milyoner Lord Sugar, ABD’de ise Başkan Trump’ın yerini alan Arnold Schwarzeneger çıraklara hor muamele yapmaktadırlar.

Her şeyi şimdi istediğimiz ve sürecin hemen gerçekleşmesi gerektiği için, artık “süreklilik arz eden değerlendirmelere” ayıracak zamanımız yok, “derecelendirme”,  yeterliliğin hızlı bir şekilde hizmete sunulması oldu artık.

Olumlu anlamda değişimin işaretleri ufukta görülmektedir. Üniversiteler ve okullar, notların yerine öğrenci hakkında geniş kapsamlı bilgi, zekâ ve insan kılavuzluğunun destek olduğu genel değerlendirme süreçlerini uygulamaya koymaya başlıyorlar.

Hepimiz için kendi “değerlendirme sistemlerimizi” de değiştirmenin, “beğeni” veya “beğenmeme”leri beyan etmek yerine herhangi bir alanda performansları muhakeme ederek değerlendirme yapmanın zamanı geldi artık.

Bir test yapmanın gerçekten gerekli olduğu durumlarda ise, değerlendiriciyi kesin bir pozisyon takınarak, pozisyonunu, üzerinde kafa yorulmuş olan yazılı notlarla desteklemesini gerektiren “kal ya da geç” sisteminin uygulanması daha uygun olacaktır.

Not: Lütfen bu makaleye BEŞ YILDIZ veriniz…

Bana bir Sertifika verin, gerçekten hak ediyorum. (PV)” için 2 yorum

Yorumlar kapatıldı.