Motosiklet kullanmanın zihinsel boyutu – Mayıs 2007 (PV grup tartışması)

Bir bahar sabahı erken saatlerde arkadaşlarımla birlikte yürüyor ve bir yandan da sohbet ediyordum: bu, yaşlanmakta olan vücutlarımıza aerobik faydalar sağlaması için yaptığımız hareketli bir yürüyüştü. Mesafe kaydettikçe, artan nefes ihtiyacımız sonucunda sohbet yavaş yavaş sona erdi. Zihin ileriki dönemde yapılacak şeylere; günlük, haftalık ve aylık planlara kaymaya başladı.

Daha sonra içimden şöyle bir ses işittim: “Artık yürüme zamanı, yürümeyi düşünsen daha iyi olacak”

Bu iç tavsiyeyi takip ederek, ayak kaslarıma, doğru hareketler yapmaya ve vücut pozisyonumu doğru şekilde tutmaya odaklandım. Hızımı arttırmaksızın, sadece yapmam gereken şeylere odaklanarak, yol arkadaşlarıma karşı hemen bir avantaj sağladığımı fark ettim. Bunun fiziksel güçle herhangi bir ilgisi yoktu: sadece odaklanmanın ve dikkatini vermenin bir sonucuydu bu. Anı yaşıyor olmanın ve aynı anda birden fazla iş yapmayı ve dikkati dağıtacak şeyleri reddetmenin bir sonucu.

Aynı kural motosiklet kullanmada da geçerlidir: hem sınıfta hem de yolda deneyimli motosikletçilerin verdiği mesaj da bu yöndedir: “Motosikletinizi doğru bir şekilde konumlandırmaya, vücudunuzu doğru şekilde tutmaya ve doğru hat üzerinde gitmeye odaklanın. Dikkatinizi dağıtacak şeylerden uzaklaşarak odaklanın ve diğer tüm düşünceleri garaj kapısında bırakın”.

Kısa bir yolculuk için bile dikkati toplamak kolay olmamaktadır. Aynı anda birden fazla şey yapmaya alışmış durumdayız ve aynı internette gezinirken kendini kaybetmek gibi, bazen zihnimiz de amaçsızca başıboş dolaşmaktadır.

Dünyanın temel problemi şu dur ki: aptallar ve fanatikler kendilerinden son derece eminken, daha akıllı insanlar kendilerinden sürekli kuşku duymaktadırlar. – Bertrant Russell

Anlık dikkat kayıpları, yapılan işe odaklanamamak bazen dramatik sonuçlar doğurabilir: çoğu durumda, birkaç saniye sonra durumu toparlamak mümkün olabilir, ancak bazı durumlarda, denge, santimetreler ve hız işin içine girince, anlık bir dikkat kaybı, özellikle ilk müdafaa hattınızın vücudunuz olduğu durumlarda ölümcül olabilir.

Biz tutkulu motosiklet sürücüleri için gerçek “ileri adım”, sıkı kontrol altında odaklanmayı sürdürebilecek bir zihinsel güce sahip olmaktır.  “An”a dikkatini vermekten, “nasıl gidiyoruz? diyerek kendi hakkında sürekli hüküm verme kapasitesi doğmakta, bundan da Hans Heinz Dilthley’in “gerçekçi öz-değerlendirme” olarak adlandırdığı durum meydana gelmektedir

İster motosiklet kullanırken ister günlük yaşamda olsun, eldeki işe odaklanmak, yetenekleri hatalı bir şekilde olduğundan daha yüksek değerlendiren “üstünlük yanılsaması”na karşı en iyi çaredir.

Dunning–Kruger sendromu, hayatlarımızı çekilmez hale getiren katlanılamaz küstah aptallar ortaya çıkarmakla kalmamakta, motosikletçilerin büyük bir kısmını da “ben her şeyi bilirim” virüsü ile olumsuz etkilemektedir.

Yapıcı değişim, yeteneklerinizde ve davranışlarınızda ilerleme sağlamak için ilk adım, ne bildiğinizi ve bundan daha da önemlisi neleri bilmediğinizi bilmektir: nihayetinde iyi bir motosikletçi aynı zamanda iyi bir insan ve iyi bir insan da iyi bir motosikletçidir.